20 Ekim 2011 Perşembe

sav

savunduğunu savurma
sende dursun
seni beni tüme vur
bozulanları toplarsın
akçe akçe akıyor
bağımlılar koşuyor
zaman yok etti
bağımlılar taraf geçti
paragraf yok paralandık
haksız yok haklandık
en koyu yeşile tapan dostlarım
dini imanı bıraktı.

kjfk

üzgünüm dostum yavaşsın
hayal edemediğin sonuçları ararsın
ararız
bulursak haber ver
bende parazit var
kolpa limanlar değil de
yaşanacak aşk var
aşk aşık olalı aşığın aşkına
aşığın aşık oldu aşkın aşkına

dnjd

paylaştıklarını paylaşmazsan
sorun karşında
sorun görmezsen
gösterirler
gösterilenle yetinme
açıları kullan.
sana satırlar çıkardım
keseceğim iyi niyetimle
niyetinden şüphen varsa
bu satırlar sende
bölmesini bilene.

rah

rahatsız değilim
rahatsızsın
artık ben de rahatsızım
o kadar rahatsızım ki
rahatladım
rahatladın mı?

hani..

yokluktan vazgeçip varlıkta varolmak

çokluktan yontulup azami hızda ilerlemek

eskizleri bırakıp ciddiyete dahil olmak

olmak çok olmak konuşmak dinlemek

dilenmek dinlenmek asabiyet tasavvuf

kardeşlerimiz sevenler sevenler bölenler

tarafsız taraflı taraftar tarafsız

bölümler salise bölenler binlerce

ölümler cani doğanlar farklı

mı sence ?

15 Eylül 2011 Perşembe

kan

kabul et diyorum
kolay geliyor.
kimse seni kendisi kadar sevmiyor.
itiraz etme
kabul etmiyorum.
zaten
ben olmanı istemiyorum.

ah

yeni modamız sözler
tonlarca sayfa
lafı geç bilader
bütüne koşsana

bastığımız yere bak
geldiğimiz yere bak
tekrarlanan oyunlar
siktir et satırları

kafana denk hepsi
kafana dank etsin
siktir et satırları
bastığımız yere bak

fs

sessiz sakin orman
müzik durmuyor
zıplayan yamyamlar
çıldırdıkça çıldırıyor

ormanın bu köşesinde sakin ve hızlı bir hayat var. yabanmersini likörü güne neşe katıyor. çimlerde yuvarlanıp, doğayla sevişiyoruz. gökyüzü koyu kırmızı tonuyla romantizmi resmediyor gözlerimize. yüzler mutlu, kaygılar geride. herkesin bir olduğu bu ormanın içinde.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Fek

güzelliğe baktığını görmek
kendinde olsun ya da olmasın
paylaşabilmek gerçekleri
inkarı ortada ihtiyacı olanın
ve
bulanın bir an bile olsa huzuru
dahilinde kusuru...
gülün biraz
unuttular küsüratı.
sen de bırak doğrularını
küstahlığını.
hiç bilmedin karşı arzuların
gerçekten neyi geçmekten
alıkoyduğunu kendini
ve yine ve
aşamadığı kendinden 
şikayetçi olmadığını...
gülün biraz
herkesin yapamadığını yaparsın
delirceğine anlarsın.

10 Eylül 2011 Cumartesi

Dur

durmanın sınırları yoktur. duralım diye duraklar vardır. bin-sekiz-yüz metre yol üzerinde yedi durak vardir. bu kadar zaman kaybının sonunda varılan nokta sınırdır ki burası da şaşılacak kadar ufak bir şeydir. A bölgesinin M bölgesinden pek farkı yok. üstelik sınırlanmanın sınırı yok. her yerde duraklar var, zaman kaybettiğin için önemli olduğunu sandığın. benim sandığımdan çok daha farklı olmayan bi sınır.

Tx

oysa uğraşılanlarla en ufak bir alakasının olmamasını istiyordu. biraz hareket etmek iyi gelir diye düşündü. pencereyi açtı, havayı kokladı. bir gülümseme eşliğinde üzerindekileri değiştirdi. pencereye yaklaştı, üzerine çıktı. ellerini açtı ve bıraktı kendini. iç organlarıyla çimlerde uzanmak gibisi yoktu. özellikle hafif rüzgar eşliğindeyse.

20 Nisan 2011 Çarşamba

yes

dalgalan bebeğim ürpert içimi
tıpkı şu an köpürdüğün gibi
her saniye daha fazla
ve daha vahşi arzuladığımız
ıslak çıplak özgür dakikalar
ah arzular
senden nefret etmeme yetecek kadar
siktirip gitmen gerek gerçekten
her aklımdan geçtiğin an
karşıma çıkmasan
leş sikiciliğinle tek başına kalıp
beni de bıraksan
ben de yol alsam
uyan bebeğim gözünü aç
farket kımıldayamadığını
ve seni düzecek olduğumu
ne kadar aksini söylesen de
hep isteğinin bu olduğunu
kabul et tatlım bu senin oyunun
kavgalar
seni daha çok tahrik eden sevişmeler
istediğini alma zamanı
siktir git şimdi özgürsün
seni her aklımdan geçirdiğimde
karşıma çıktığın gibi
devam mı edersin yine
aklımı çelmeye
aynı teraneye
aynen öyle bebeğim
hastalık böyle bir şey

vuha

ışıklar söndü
zifiri karartı
bilenler sustu
tam sırası
şimdi
vahşetin tadı
akacak kadar
sağduyu yok
herşey normal
vuu haaa
dejenerasyon
olağan
yadırgamıyoruz
kesikler
hep iyileşiyor

bekle bekle

bir örnek verebilsen,
bu düğüm çözülür de
günün benzeri yokki.
zaman diyip doldurmuşlar,
kum taneleriyle.
hepimizin celladı olmuş,
gündüzle gece.
böldükçe bölünmüş,
öldükçe yaşı sorulmuş..
ölünce ne olmuş?
bitmiş derdin.
düşünmesene!
kendi yarattığın ölümü.
bekle... bekle...

tık

esasen güzel gibi...
akar, akar, akar.
pek takılası değil.
zaman tam olarak 1
sürekli bölünüyor
binaltıyüzkırkiki yazıyor...
of bi de saliseler.
saçma demeyelim,
bölen kızıyor.
öğlen geçti,
yemek geldi.
on dakikada biter
yetişmek lazım.

tnx

Bugünkü intihar mektubum
hektar hektar orman yandı
zenciler öldü
ozon delik
sevgilim bakire ama hamile
merhaba ben Allah
bugün çok mutsuzum

10 Nisan 2011 Pazar

x files

akıl, kitap ve erdem sahibi kişiler bulundukları üstün farkındalıkta kendini bilge sayıp üstünde yürüdüğü toprağın huzurunu kaybettirenlerdir. mesihlerin peşinde patlayan egolar, ortak fikir çöplüğünde kendilerini hikaye etmeye yetecektir.
bu kadar da net konuştum.
aydınlanma ve mantığın huzursuzluğunda kavrulurken, etraftan tiksinmek olası ya da gördüğün kadarıyla komik olduğunu düşünmek, siktir etmek ve pompaya devam etmek için bir sebep daha görmek de olası.

tamamına erdirenle başlayarak
gerçekten hissetmediğimiz şekilde davrandığımız saniyeleri sikiyim
pusulasını şaşıranı anal yollu sikeyim
komplike işleri vixe havale ediyorum
gerçekleri
yapay gerçekleri
yanal ve domal gerçekleri
en büyük balıktan başlayarak
pullu pullu.

stey

En gerekli bağımlılık
içinde
acıkmış yine
ağzı da bozuk
hiç hoşlanmayız
gerçeklerden hoştlanıp
gerçeklere varım
yarımdan kalma bi' elma
rengi atmış
içi sulu
koydum masaya
verdim eline

3 Şubat 2011 Perşembe

öğğ

karalamalar
yakıştıramadığın kendine
daha bitirmeye şans vermediklerinden
tek bir çizgi ile değil
kanırta kanırta üstünü örttüklerinden
ya da zannettiklerinden.
bir kağıt parçası ve kalemle
yalnız kalmak masabaşında
kendini sorgulamaktan farksız
dürüstlüğün seni rahatsız ederken.
yükselen çığlıklar dehşet ve heyecan
basitce işlenen bir cinayet
tecavüzün daniskası ve panik
aldırmayıp çıktığında pencereden
manzara ve sessizlik ben burdayım diyor
ve patlatıyordu tokadı.
yazmaya devam etme yok olacaksın
yazma bu sefer yanan tahtalar değil
yazma beyninde bir odada kaybolsun
yazma ki görme iğrençlikleri.
boktanlıkta kaybolduğunda yazma
bu şekilde rahatlama
unut gitsin.
mutluluğunu ve huzurunu yansıt
ölme
mesela.

2 Şubat 2011 Çarşamba

kk

kısa yürüyüşler yapıyoruz
hahahah!
gündüz ve gözlükler,
pek keyifli değil mi?

suratlarda tebessüm görmek,
heryerde olmayanlardan..
güneşi batırıp denizle kalmak,
biraz bira yudumlamak falan.

dans ve bilinçsiz adımlar,
gözlerini kapayıp savrulurken.
müzik akıyor, müzik akıyorken
ay kadar yalnız hissetmem değil mi?

uykulurca uyuyup gezin
bir anda sabah yine
bunu da batıracazi
vallahi çıldıracaz..

1 Şubat 2011 Salı

mesela

Sen giderken dur demeyeceğim
gerçek olduğun an bu bile olsa.
üzülmem, dur demezsem
üzülmem, yine de buradaysan.

mavilerin ardında kaybolayım ister
belki...
bakmayıp kaçanların adına
üzülemem.

herkes dur denmesini beklerken
durup hiç bir yere gitmezken
dünya ruhumuzu eziyor yine yine
belki de demeye sebep ararken.

sikikler olduğumuzu farkettiğimizde
ve farketmeyip bildiğimizde
gidecek pek yerimiz olmadığında
diyecek pek lafımız kalmadığında
daha zor olurdu
hayal
ve
kırıklığı
batanları
akan kanlar
yaralar
ve olmayan bantlarımız
yüzdüğümüz beynin denizi
boğmasaydı
mutlu olur muyduk?
belki..

30 Ocak 2011 Pazar

yarımsal

sayfaları kaybettim
nerden yazayım hatırlamadığımı

kafa derimi yüzdüler
kahvaltı niyetine yedirdiler

sesimiz çıkmıyor
bağırdıkça kısılmış

ah bebeğim nerdesin
sevişsiz olmaz bu sabah

evden çıkanı siksinler
kedi gibi uyumak varken

fififi

Yok günün affı
Geçen zamandan gelen.
Akıyor, akıyor, sürüklüyor.
Bizler de bakıyoruz
ve kaçıyoruz
tükeniyoruz
iğrenç gezegende
güzellikler ararken
ya sabah yatıyoruz
ya da uyanıyor
her şekilde bunalıyoruz.
İçiyoruz keyife, kedere.
Bitiyoruz abi
cidden bitiyoruz.
Yine de böyle iyiyiz
birlikte soluyoruz...